Erzincan Depremi Savcısı İzzet Akçal Kimdir, Nereli? İşte Hikayesi

B

Bayburt Haber Ajansı

Guest
Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük felaketlerinden biri olan 1939 Erzincan depremi, sadece yıkılan şehirler ve kaybedilen canlarla değil, aynı zamanda olağanüstü koşullar altında gösterilen kahramanlıklarla da hatırlanır. İşte tam da bu noktada karşımıza çıkan isimlerden biri, dönemin Erzincan Cumhuriyet Savcısı İzzet Akçal'dır. Peki, İzzet Akçal kimdir, nerelidir ve depremde neler yapmıştır? İşte yakın zamanda "Kara Kış" dizisine de konu olan bu kahraman savcının gerçek hikayesi.

İzzet Akçal Kimdir? Nereli?


İzzet Akçal, 1906 yılında Rize'nin Çayeli ilçesinde dünyaya gelmiştir. Karadeniz'in bu kadim ilçesinde doğan Akçal, tıpkı memleketinin diğer evlatları gibi vatanseverliği ve cesaretiyle tanınan bir aileden gelmektedir. Rize'nin Çayeli ilçesi, yetiştirdiği devlet adamlarıyla bilinen köklü bir bölgedir ve İzzet Akçal da bu geleneğin en önemli temsilcilerinden biri olmuştur.

İzzet Akçal'ın Eğitim Hayatı ve Gençliği


İzzet Akçal, eğitim hayatına Rize'de başlamış, ardından İstanbul'da lise tahsiline devam etmiştir. Ancak bu sırada tarihin akışını değiştiren bir süreç başlamıştı: Kurtuluş Savaşı.

Genç yaşına rağmen vatanın işgal altında olduğunu gören İzzet Akçal, eğitimine ara vermek zorunda kalmıştır. Yurtsever Karadenizli gençlerle birlikte işgal altındaki İstanbul'dan Ankara'ya silah temininde etkin rol almıştır. Bu dönemde gösterdiği cesaret ve fedakarlık, onun ilerideki yaşamında da belirleyici olacak karakter özelliklerini ortaya koymuştur.

Savaşın ardından eğitimine kaldığı yerden devam eden İzzet Akçal, 1930 yılında Ankara Hukuk Fakültesi'ni en iyi derecelerle bitirmiştir. Hukuk eğitimini tamamladıktan sonra ülkenin değişik il ve ilçelerinde Cumhuriyet Savcılığı ve Yargıçlık görevlerinde bulunmuştur.

1939 Erzincan Depremi ve İzzet Akçal'ın Kahramanlığı


Büyük Felaket

1939 yılı Aralık ayının 26'sını 27'sine bağlayan gece, saat 02:00 sularında, Erzincan'da tarihin en büyük depremlerinden biri meydana geldi. 8 şiddetinde olduğu kaydedilen bu deprem, tam 52 saniye sürdü. Sonuçları ise yürek parçalayıcıydı:

  • 40 binden fazla insan hayatını kaybetti
  • 100 binden fazla insan yaralandı
  • 115 bin bina yıkıldı
  • Depremin etkisi Anadolu'nun neredeyse yarısında hissedildi

İşte bu büyük felaketin tam ortasında, Erzincan Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapan İzzet Akçal, kendini devletin ve halkın hizmetine adadı.

Felaket Anı ve Sonrası


Deprem olduğunda İzzet Akçal'ın kendi evi de yıkılmış, eşi ve çocukları sıfırın altında 22 dereceyi bulan dondurucu soğukta açıkta kalmıştı. Ancak bu acı tabloya rağmen Akçal, devlet adamı sorumluluğuyla hareket etti ve önce halkının imdadına koştu.

Cezaevinin de depremle birlikte yıkılması sonucu aralarında katiller, eşkıyalar ve azılı hırsızların da bulunduğu mahkumlar serbest kalmıştı. Akçal'ın ilk işi, bu mahkumları bir araya toplamak oldu. Onları felaketzedelerin imdadına çağırdı ve inanılmaz bir şekilde mahkumlar bu çağrıya kayıtsız kalmadı.

Kurtarma Çalışmaları


İzzet Akçal'ın deprem sonrası yaptıkları adeta bir ders niteliğindeydi:

  • Baraka Revir: Asri cezaevi inşaatında şantiye binası olarak kullanılan ve yıkılmadan ayakta kalabilmiş olan barakayı revir haline getirdi. Enkaz altından çıkarılabilen yaralılar burada toplandı.
  • Doktorları Seferber Etti: Hayatta kalan doktorları organize ederek yaralılara müdahale edilmesini sağladı.
  • Sıcak Çorba İkramı: Meydanda kalan halkın soğuktan etkilenmemesi için sıcak çorba dağıtımı organize etti.
  • Asayişin Sağlanması: Kentte yağma ve soygunculuk girişimlerini önleyerek devlet nizamının devamını temin etti.
  • Koordinasyon: Mahkumlar, güvenlik güçleri ve askeri birlikler dahil, istifade edebileceği her vasıtayı emri altına alan Akçal, Vali Vekili sıfatıyla tüm kurtarma çalışmalarını yönetti.

Tüm bu fedakar çalışmalar sayesinde yüzlerce insanın hayatı kurtuldu.

Takdir ve Ödüller


İzzet Akçal'ın depremdeki üstün başarısı Ankara'nın gözünden kaçmadı. Dönemin Başbakanı Dr. Refik Saydam, bir telgraf çekerek kendisine takdirlerini bildirdi. Ayrıca:

  • Adalet Bakanı Fethi Okyar tarafından tebrik edildi
  • İçişleri Bakanı Faik Öztrak tarafından tebrik edildi
  • 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, Erzincan'ı ziyareti sırasında bizzat kendisini kutladı

Akçal, kendisine yapılan tüm maddi ve manevi teklifleri ise reddetti. Onun için en büyük ödül, deprem felaketinde mahkumların en dürüst insanlardan daha dürüstlük göstermeleri ve cansiparane çalışmaları ile birçok canın kurtarılmasını görmekti. Bu deneyim, onun insan doğasına ve adalet anlayışına dair bakışını derinden etkilemişti.

Siyasi Hayatı


Depremin ardından farklı görevlere atanan İzzet Akçal, son olarak Bursa Cumhuriyet Savcılığı görevinde bulundu. 1950 yılında Demokrat Parti'den Rize Milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne seçildi.

Milletvekilliği döneminde Rize ve çevresinin kalkınması için büyük çaba sarf etti:

  • Rize'de "deniz içinde kaynayan petrolün" işletilmesi
  • Çay ziraatinin geliştirilmesi
  • Yolların yapılması
  • Mahalle ve köylere su temini
  • Altyapı çalışmaları

TBMM'de ilgili bakanlara bu konularda rahat vermeyen Akçal, bölgenin kalkınması için bakanlıkların kapılarını aşındırdı. 1950-1960 yılları arasında en çok yasa önerisi yapan ve kabul ettiren milletvekili olarak ün yaptı.

Ayrıca, Adliye mensupları ve yargıç teminatı hakkındaki yararlı çalışmaları ile Türk adliye tarihinde daima hatırlanacak bir yere sahip oldu.

1959 yılında Devlet Bakanlığı'na getirildi. Meclisin hemen hemen hiçbir oturumunu kaçırmayan Akçal, sözlü soruların önemli bir kısmını cevaplandırmakla görevlendirilmişti.

27 Mayıs Darbesi ve Yargılanması


Adnan Menderes Hükümeti'nde Devlet Bakanı olarak siyasi hayatı devam ederken, 27 Mayıs 1960 Darbesi tüm dengeleri değiştirdi. Darbe sonrası kurulan "Yüksek Adalet Divanı" tarafından İzzet Akçal, müebbet hapse mahkum edildi.

Kayseri Cezaevi'nde 4,5 yıl hapis yattıktan sonra afla tahliye edilerek özgürlüğüne kavuştu.

Yeniden Milletvekilliği ve Vefatı

Akçal, 1977 seçimlerinde Adalet Partisi'nden TBMM'ye Rize Milletvekili olarak yeniden katıldı. Demokratik siyasete olan inancını ve hizmet aşkını sonuna kadar korudu.

İzzet Akçal, 1987 yılında vefat etti. Cenazesi Selimiye Camii'nden kaldırıldı ve Üsküdar'da toprağa verildi.

Kara Kış Dizisi ve İzzet Akçal


Yakın zamanda ekranlara gelmesi beklenen "Kara Kış" dizisi, İzzet Akçal'ın depremdeki mücadelesini konu almaktadır. Dizinin konusu şu şekilde özetlenebilir:

1939 Erzincan depremi sonrası genç savcı İzzet Akçal, cezaevindeki mahkumlarla birlikte enkaz altında kalan insanları kurtarma çabasına girişir. Kurtarma çalışmaları sırasında Akçal'ın adalet anlayışı, suçlulara bakışı ve insan doğasına dair inançları derinlemesine değişir. Gazeteci Sinan Seyfi bu olaylara tanıklık ederek hem İzzet'in değişimine hem de mahkumların hikayelerine ışık tutar. 1960 yılında ise Sinan'ın yolu, bu sırada darbe mahkemesinde yargılanan İzzet Akçal ile bir kez daha kesişir.

Dizide başrollerde Murat Yıldırım, Ulvi Kahyaoğlu, Hande Doğandemir, Mustafa Kırantepe, Diren Polatoğulları, Serdar Orçin, Necmi Yapıcı, Salih Usta, Yiğit Yalkın, Emrullah Çakay, Muharrem Bayrak, Yılmaz Ceylan gibi başarılı isimler yer almaktadır.

İzzet Akçal'ın Kişiliği

İzzet Akçal, fedakarlığı ve yardımseverliği ile daima aranan bir kişiliğe sahipti. Evine ve çocuklarına bağlı, iyi bir aile babasıydı. Siyasi görüş farkı gözetmeksizin insanlara yaklaşabilen nadir devlet adamlarından biriydi.

Onu tanıyanlardan birinin aktardığı anı bu yönünü çok iyi özetlemektedir:

"1950'li yıllarda Beyoğlu Konak Oteli'nde çalıştığım günlerde, İzzet Akçal beni görmek için otelin resepsiyonuna gelmişti. Kendisini salona alamadım, 'Ben seni görmeye geldim' diyerek otelden ayrılmıştı. Cumhuriyet Halk Partili olduğumu bilmesine rağmen beni ziyaret etmişti. Bugün böyle hoşgörülü siyasetçileri görmek olası değil."

İzzet Akçal'ın Mirası

İzzet Akçal, Türk adliye tarihine damga vurmuş, bir deprem felaketinde gösterdiği üstün gayretle yüzlerce insanın hayatını kurtarmış, ardından siyasette de ülkesine hizmet etmiş ender devlet adamlarından biridir.

Onun en büyük mirası belki de şu sözlerinde saklıdır:

"Parti olarak, TBMM olarak antidemokratik yasalar üzerinde hassasiyetle durmaktayız."

Demokrasiye olan bağlılığı, insan sevgisi ve görev aşkıyla İzzet Akçal, Rize'nin ve Türkiye'nin yetiştirdiği en önemli değerlerden biri olarak hatırlanmaya devam edecektir.

Özet Bilgiler

İzzet Akçal, bir felaket anında gösterdiği soğukkanlılık, cesaret ve insan sevgisiyle sadece kendi dönemine değil, günümüze de ışık tutmaya devam eden bir kahramandır. "Kara Kış" dizisiyle birlikte onun hikayesinin yeni nesillere aktarılması, bu büyük insanın unutulmaması adına önemli bir adım olacaktır.

Okumaya devam et...
 
Geri
Üst